patent
Karne Heyecanı Kâbusa Dönüşmesin | Fatih Medreseleri 1986'dan beri hizmetinizde...
Fatih Medreseleri

Karne Heyecanı Kâbusa Dönüşmesin


Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında eğitim gören yaklaşık 17 Milyon 559 bin öğrencimiz, 12 Haziran Cuma günü karne alarak, 3 ay sürecek yaz tatiline girecek. 8 aylık bir eğitimin ardından öğrencilerimiz, yine karne heyecanı yaşayacak.

Her yıl yaşanan karne heyecanı, kimi öğrenciler için sevinç ve mutluluk kaynağı olurken, maalesef bazı öğrencilerimiz içinse kötü sonuçların doğmasına neden oluyor. Karnesinde zayıf not olan öğrencilerimiz, sırf notlarının düşük olması yüzünden ailelerinden baskı ve zulüm görüyor.

Zayıf gelen karneler nedeniyle velilerin evlatlarına karşı kötü tutum ve davranışlar sergilemesi oldukça yanlıştır. Her velinin öncelikle şunu bilmesinde yarar vardır. Karnedeki notlar, çocuklarımızın mutlak anlamda başarılı ya da başarısız olduğu anlamına gelmez. O nedenle karnelerdeki notlar her ne olursa olsun, çocuklarımıza kötü davranış ve tutum içine girmeden onlara değerli ve önemli olduklarını hissettirmeliyiz. Hayattaki başarısızlıklar, bir şekilde telafi edilebilir. Ancak bozulan aile-çocuk ilişkisi ve örselenen ‘sevgi’ çok daha zor telafi edilir.

Yüce Allah (c.c.), insanları değişik özelliklerde yarattığı gibi farklı farklı yeteneklerle de donatmıştır. Sadece birkaç dersten düşük not aldı diye, çocuklarımızı ağıza alınmayacak ifadeler ile aşağılamaya kalkmak yanlış olduğu kadar doğuracağı sonuçlar açısından da oldukça zararlıdır. Her insan faklı yeteneklerde yaratılmıştır. O yüzden anne babalar olarak bizlere düşen, yavrularımızın yeteneklerini ön plana çıkararak, onların üzerinde çalışma yapmaktır. Eğer çocuklarımızı, yetenekleri doğrultusunda yönlendirmeyi başarırsak, emin olun yavrularımız çok daha başarılı olacaktır.

Eğitim, oldukça ciddi ve meşakkatli bir iştir. Öğrencilerimizin eğitim döneminde başarılı olması, sadece kendisi ile alakalı olan bir şey değildir. Eğitimin kalitesi, ailelerin tutumu, arkadaş çevresi ve diğer çevresel faktörler, eğitimdeki başarıyı arttıran ya da düşüren etkenler arasındadır. Yani öğrencilerimizin başarısı veya başarısızlığı, eğitim müfredatından – öğretmenine, anne babanın ilgi ve alakasından – kötü arkadaşların zararlarına kadar pek çok şeyi kapsamaktadır.

Öğrencilerimizin karne heyecanını kâbusa değil mutlu bir heyecana dönüştürmek için şu tavsiyelere uyabiliriz:

  1. Ülke genelinde müfredat ve eğitim sistemi, çocuklarımızın yetenekleri tespit edilerek yapılmalıdır.
  2. Öğretmenlerimiz, yerine getirdikleri bu kutsal vazifenin sorumluluğunu çok iyi idrak etmeli ve sürekli kendilerini geliştirmelidir.
  3. Anne ve babalar, eğitim gören yavrularını sürekli takip etmeli ve onları eğitimleri boyunca destekleyerek sürekli motive etmelidir.
  4. Başta anne babalar olmak üzere herkesin eğitimin bir rızık kapısı olmadığına, inanması gerekir. Eğitimin amacı iş bulmak değil, kişisel gelişimi arttırmaktır.
  5. Düşük not bulunan karneler, kesinlikle çocuklarımızın başarısız olduğunu göstermez. O nedenle veliler olarak bizler sadece bu sebepten ötürü çocuklarımızı tehdit etmemeli ve dayak gibi baskı yöntemlerine başvurmamalıyız. Bilakis onlarla iyi diyalog kurmalı ve bu sıkıntılı süreci birlikte atlatmak için mücadele vermeliyiz.
  6. Aileler olarak çocuklarımızı kötü arkadaş çevrelerinden de uzak tutmalıyız. Unutulmamalı ki kötü arkadaş, insanı her türlü kötülüğe itmektedir. Öğrencilik yıllarında edinilen kötü arkadaşlıklar, hem eğitimimizi kötü yönde etkilemekte hem de ömür boyu devam edecek kötü alışkanlıklara zemin hazırlamaktadır.

Son ve en önemli tavsiyemiz ise yavrularımızı ve gençliğimizi eğitirken manevi eğitimin kaynağı olan dini eğitime azami ölçüde önem vermeliyiz. İnsanlığın huzur ve mutluluğunu sağlayacak ve gerçek kurtuluş yolunu açacak olan dini eğitim, ilk önce aile içinden başlamalı ve eğitim öğretim dönemimde devam ederek hayat boyu sürdürülmelidir. Bu gün öğrencilerimizin başarısızlığından tutunda zina, içki, kumar ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların pençesinde heba olması, hep manevi eksikten kaynaklanmaktadır.

Son olarak gelin hep birlikte şu hususlara dikkat edelim. Özellikle eğitim döneminde çocuklarımızla ilgilenmeyip, onları televizyon ve bilgisayarların karşına terk etmeyelim. Yavrularımızdan uzaklaşmak yerine onlarla süreli konuşup, istişareler yapalım. Ayrıca kötü arkadaş çevrelerinden uzak tutup, çirkin ahlakların içine düşmelerine de engel olalım. Öğrencilerimizin yani evlatlarımızın sadece eğitimde değil, hayat boyu başarılı olmasını istiyorsak, manevi eğitimine de gerekli hassasiyeti gösterelim. Eğer bunları başarabilirsek unutmayalım ki hem dünya da hem de ahirette karne heyecanımız kâbusa değil, mutluluğa dönüşecektir.

Başarılı olmak için ölçülere dikkat etmek bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu

Fatih Medreseleri
Yorum yapın