Fatih Medreseleri

İslam’da Adalet (Mekke Mescidi Sohbeti, 26.06.2012)


Fatih medreseleri 1. Bölge Cihan Vakfı Mekke Mescidinde düzenlenen sohbet programında 1. bölge müdürü Cemil Işık Hocamız sohbet etti.

 

Fatih Medreseleri Heyet üyelerinden Mesut Özdemir hocamızın Umre’de olması hasebiyle tüm cemaate selam gönderdiğini ve çok dua ettiğini söyleyen Cemil Hoca sohbete şöyle devam etti.

 

Peygamber Efendimizi görüp iman etmiş ve mümin olarak kalmış olan kimselere “Ashab” denir. Ashab’ın bir kısmı “Muhacir” bir kısmı da “Ensar”dır.

 

İslamiyet’in ilk zuhurunda Mekke’den Medine’ye hicret eden sahabelere “Muhacir” denir. Peygamber Efendimizin mücadelesine katılıp orada muhafız müdafi görevini alan Medineli Müslümanlara “Ensar” denir.

 

Bir gün Ensar’dan Tüme bini Übeyrik adlı bir şahıs komşusundan bir zırh çalıyor ve bunu bir un dağarcığına koyup Yahudilerden birinin evine saklıyor. Dağarcığın yırtığından gittiği yere un dökülmüştü sonra zırhı çalınan sahabenin haberi oldu. Zırhını aramaya çıktılar ve bulamadılar başka bilende yoktu. Tüme’ye müracaat ettiler; o zırhı almadığına yemin etti . zırhı arayanlar Tüme’yi bırakıp dökülen un’u takip ederek, doğru Yahudi’nin evine geldiler ve zırhı orada buldular. Yahudi onlara zırhı Tüme’nin koyduğunu söyledi. Yahudilerden bir kaç kişide buna şahit oldu. Bunun üzerine Tüme’nin akrabası olan Beni Zafer Hz. Peygamberimize gelip; “zırhı Tüme’nin çalmadığını, Yahudilerin çalıp Tüme üzerine atfettiklerini, İslamiyet namına Tüme’nin bundan kurtulması gerektiğine” şahadet ettiler. Rasulullah (s.a.v.) Beni Zafer’in şahadetine inandı ve bunların istediklerini yapmaya meyletti. Bunun üzerine şu ayeti kerime nazil oldu “Ya Muhammed biz (Azimi zişan!) Allah’ın gösterdiği yol ile hükmedesin diye şu kitabı hak ile sana indirdik hainleri müdafaacı olma” (Nisa Suresi 105. Ayet)

 

Bakınız! Mevla Teala, Yahudi de, Rum da, Ermeni de, Müşrikte olsa kimseye haksızlık yapmıyor. Bunlardan ders alalım bir hain adam Rasulullah’ın başına neler getiriyor.

 

MEVLA TEALA BİZİ HERYERDE GÖRÜYOR

Cemil Işık hoca sohbetin devamında; Karada, denizde, havada her yerde sizinle beraberim. Ayıbınızı insanlardan gizliyorsunuz, benim onu gördüğümü düşünüp utanmıyorsunuz. İnsanların kötülükler, fenalıklar yapmalarına polislerle jandarmalarla mani olmaya imkân yoktur.

 

Her bir insanın başına polis dikmek jandarma dikmek mümkün değildir. Velevki mümkün olduğunu farz edelim insanı beklemekle görevlenen şahıs ihtiyacını gidermek için ayrıldığında o kısacık zaman içerisinde dahi ne kötülükler yapılabilir. Veyahut uyuduğunda da aynı şey söz konusudur.

 

Mevla Teala ilmi ile kaplayıcı olduğu halde her zerreyi görüyor. Öyle ise yaptığımız çirkin işler meydana çıkmadan istiğfar edelim. Fakat kasten günah işleyip ondan sonra istiğfar ederim, dersen bu olmaz. Bu hiç doğru bir düşünce değildir.

 

Aşrı şerif ve musafaha ile program sona erdi.

 

 

 

Fatih Medreseleri
Yorum yapın