Fatih Medreseleri

Hep Aynı Senaryo


baslikk

 

Fatih Medreseleri Genel Başkanı Masum Bayraktar Hoca Efendi’ye dünya üzerinde yaşanan olaylarla alakalı soru sorulması üzerine şöyle cevap verdi.

 

 

Dünya üzerinde hep bir savaş hâkim. Savaş hâkim çünkü bu savaşların varlığında varlık bulanlar var. Savaşı varlık sebebi olarak görenler, sürekli bir gerilim ortamı oluşturmaktadırlar. Geçmişten günümüze baktığımızda yeryüzünde zulüm, işkence, kan ve gözyaşı ile sulanmış topraklar görürüz. Devrilen liderler, yıkılan ve yağmalanan şehirler, ırzına kastedilip katledilen halklar ve daha niceleri.

 

 

Geçmişi bir kenara bırakarak, günümüze geldiğimizde savaşın hâkim olduğu coğrafyalarda, savaşı hâkim kılanlar ile savaşa sebep olanların değişmediğine şahit oluruz. Değişmeyen bir şey daha var ki oda, savaşı çıkaranların, koşulsuz haklı olduklarını söylemeleri. Tüm dünyanın gözü önünde insanları öldüreceksiniz, şehirleri yağmalayıp, toprakları işgal edeceksiniz ve sonunda haklı olduğunuzu haykıracaksınız. İçine düşürüldüğümüz bu paradoks ise yaşanılan acıların en vahim hali olsa gerek.

 

 

İffetini, dinini, vatanını müdafaa etmek ve hakiki nizamı bozmak isteyenlerin hizaya getirilmesi adına olursa, savaş ebetteki hak! Şeytani çıkarlar uğruna, sebepsiz yere çıkarılan savaşlar ise müstesna. Çünkü bu türden olanların temelinde sakat bir fikriyat yatmaktadır: Dünya nimetlerini daha fazla sömürmek ve bunun için güçlü olmak.

 

 

Batılın, dünya nimetine olan ihtirası, hak ile olan mücadelesinin temelini oluşturmaktadır. Batıl, uhrevi hayatı reddederek veya hiçe sayarak dünyayı tek nimet kabul eder. O nedenle batıl için tekil olan bu nimet, çok önemlidir. Dünya üzerindeki bu karmaşanın, işgallerin, isyanların, kan ve gözyaşının en büyük sebebi, batılın yani küfrün bu nimeti elinde bulundurmak istemesinden başka bir şey değil. Kuvve şeytani olunca, fiilde ona paralel seyrediyor. Cereyan eden hadiseler, kuduz köpek pervasında onu bunu ısırmaktan başka bir şey değil. Ve ne hikmetse ısırılanlar, hep Müslümanlar! Neden? Çünkü batılın karşısında dik durmaya namzet tek Müslümanlar varda ondan.

 

 

Batılın/küfrün tek korkulu rüyası olan Müslümanlar, ne zaman birbiri ardına açılan bu senaryoları izleyip kanmaktan ya da vakit geçirmekten kurtulacak, işte o zaman üstündeki yersiz korkulardan da sıyrılacaktır. Sıyrılınca ne mi olacak? Müslümanlar, kimliklerine kavuşacak ve güçlerini fark edecekler. Mutlak gücün sahibine iman edenlerin, yeryüzünde söz sahibi olması gerektiği bilincini elde eden Müslümanlar; daha sonra çalışacak, çalışacak, çalışacak! Ve nihayet çalıştığının karşılığını katbekat alacaktır diyerek Hoca Efendi sözlerini tamamladı.

Fatih Medreseleri
Yorum yapın