patent
FM Haber Yazarı Musa Savut'un Umre Değerlendirmesi | Fatih Medreseleri 1986'dan beri hizmetinizde...
Fatih Medreseleri

FM Haber Yazarı Musa Savut’un Umre Değerlendirmesi


03-17 Nisan 2013 tarihleri arasında yapılan Zirve Umre ile ilgili Kabe’de bulunan FM Haber Yazarımız Musa Savut oradaki izlenimlerini FM Haber okurlarıyla paylaştı

 

Türkiye’de her şeyden soyutlanıp izar ve rida denilen kefen misali iki tane havlu ile ihrama girmişseniz, sabah namazını kılarken Sabiha Gökçen Havaalanının giden yolcu bekleme salonunu umreciler ile hınca hınc doldurmuşsanız, Türkiye vatandaşlarına sürekli sıkıntı çıkardığından bahsedilen Arabistan Havaalanı personeli hiçbir problem çıkarmamışsa ve hatta güleryüz göstermişse, otele yerleşmeyi ikinci plana atıp önce Kabe’ye kavuşmayı istemişseniz, tavafta İsmailağa cemaatinin kıyafetini ve duruşunu en güzel şekilde temsil ettiyseniz, hatta tekerlekli sandalyedeki umrecinin topuğunuza çarpmasından bile zevk aldıysanız, tavafınızı bitirdikten sonra Kabe’ye nazır iki rekat tavaf namazını eda etmişseniz,

 

Dualarınız ile Safa ve Merve tepelerini inletmişseniz, yeşil ışığın altından geçerken onlarca kişi tek bir vücut ve tek bir ses olup Muhakkak ki sen Allah’sın nidaları ile yalvarıp yakarmışsanız, say’ın sonlarında mecaliniz iyice tükenmişse artık değil bir tur bir adım daha atacak mecaliniz kalmamışsa, Hacer validemizin feryadını, yürek yangınını her zerrenizde hissetmişseniz, bu yorgunluğu ve susuzluğu zemzem ile bütün zerrelerinize hayat vererek sonlandırmışsanız, Allah umre yapıp saçlarını usturaya vurana rahmet etsin hadisi şerifinin muhatabı olabilmek için saçlarınızı usturaya vurmuşsanız, umre yapmanın verdiği mutluluk ve huzur ile odanıza çekilip teheccüd vaktine kadar yatmak üzere dinlendiyseniz,

 

Teheccüd ezanını Kabe’de dinlemiş ve ardından teheccüd namazını eda etmişseniz, sabah namazını beklerken zikir ve tefekkür ile dolu dakikalar geçirmişseniz, sabah namazını Kabe imamının hıçkırık dolu sesi ile eda etmişseniz, işrak vaktinin gelip gelmediğini anlamak için saat kulesine bakmışsanız ve ardından işrak namazını eda etmişseniz, ardından otele geçip dopdolu bir kahvaltı ile karşılaşmışsanız, kısa bir uykunun ardından kuşluk namazını eda etmişseniz, cennetül muallada Hazreti Hatice annemizin ahlakını bütün genç kızlarımız için istediyseniz, Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı yerde elinizi Rasulullah’ın elinin üzerine koyma hazzını yaşamışsanız,

 

Öğle ezanını Arabistan’ın kavurucu çöl sıcağından saklanıp pervanelerin altında huşu üzere kılmışsanız, akabinde öğle sıcağında toplu olarak tavafa inmiş ve ümmetin selameti için yapılan bağrı yanık dualara hep birlikte amin demişseniz, ikindi namazını eda edip peşinden her vakitte olduğu gibi cenaze namazını kıldıysanız, akşam namazını kıldıktan sonra namazda okunan ayetleri Mevla bize bu akşam ne buyurmuş diyerek verilen manayı can kulağı ile dinlemişseniz, sohbet esnasında etrafınızın tanıdık veya tanımadık Türkiye’li umreciler ile sarılmışsa ve koskoca bir sohbet halkası olmuşsanız ve kürsünüzün olmayışının eksikliğini yüreğinizin en derinlerinde hissetmişseniz,

 

Yatsı namazını eda edip birkaç tavaf ile birlikte Mekke’deki vaktinizi sonlandırmışsanız, Kabe’den ayrılmanın hüznü ile Peygamber efendimize kavuşacak olmanın mutluluğu sizi buruk bir sevince gark etmişse,  salavat ve tekbir sesleri ile Medine’ye girmişseniz, Medine’nin sükünet veren havası her yanınızı kuşatmışsa, Peygamber Efendimizle buluşma heyecanı bütün azalarınızı sarmışsa, cennet bahçelerinden bir bahçe olan ravza ile kürsü arasında namazınızı eda ettiyseniz, Peygamber efendimize kavuşma heyecanı sizi kuşatmış cennet bahçesi bile dar gelmişse, o yüce Rasule kavuşup onu sevr mağarasındaki dostu Hazreti Ebu Bekir’i ve Hazreti Ömer’i selamlamışsanız, Cennet-ül Baki kabristanına gidip haya ve edep timsali olan Hazreti Osman önderliğinde yedi bin sahabeyi selamlamışsanız,

 

Uhud savaşının yapıldığı meydanda  ayneyn tepesinde adeta Rasulullah’ın sözünü yere düşürmemek için beklemişseniz, Uhud’un şanlı şehitleri peygamberin amcası  Hazreti Hamza’nın, uhud savaşında meleklerin suretine büründüğü Musab bin Umeyr’in kabrinin başında dua edip aynı fedakarlığı dilenmişseniz, Kuba mescidini, Cin mescidini, İki kıbleli mescidi gezmişseniz ve Türkiye’ye dönmek için Rasulullah’tan müsaade istemek için yeşil kubbenin karşısında toplanmışsanız ve bütün bu fiilleri sizi her konuda an be an takip edip zirveye taşımak için mücadele veren mükemmelin nakıs kalacağı, kelam ötesi bir rehberin kontrolündeyseniz yaptığınız umre zirve olmuştur, hayırlı ve mübarek olsun.

 

sdsad

Fatih Medreseleri
Yorum yapın