patent
Eğitimde Rekabet Şart | Fatih Medreseleri 1986'dan beri hizmetinizde...
Fatih Medreseleri

Eğitimde Rekabet Şart


Eğitim sisteminde yapılan onca reforma rağmen yaşanan olumsuzluklarla öğrencilerin mağdur olmasının, halkı oldukça rahatsız ettiğini ve şikâyetlerin giderek arttığını hatırlatan Fatih Medreseleri Genel Başkanı Masum Bayraktar Hoca Efendi, mevcut eğitim sistemi hakkında bazı açılamalarda bulundu:

 

Eğitimde bir reform yapılmak isteniyorsa; bu köklü bir reform olmalıdır. Örneğin eğitim sadece Milli Eğitim Bakanlığının tekelinde olmaktan çıkarılmalıdır. Çünkü tekelci bir anlayış, her şeyde olduğu gibi mevcut eğitim sistemini de monotonlaştırmaktadır. Bu olumsuz durum ve gidişattan kurtulmak içinse eğitim alanının mutlaka rekabete açılması gerekmektedir. Eğer rekabet ortamı oluşursa hem eğitim alanındaki ağırlık ortadan kalkacak, hem de kalite artacaktır. Aksi halde sorunlar giderek büyüyecek ve içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

 

REKABET ORTAMI EĞİTİMİ TEK YÖNLÜ OLMAKTAN KURTARACAKTIR

 

İnsan, maddi anlamda tek boyutlu değil ayrıca manevi boyutu olan bir varlıktır. O nedenle eğitim denince akla sadece maddi eğitim gelmemeli, bunun yanında muhakkak manevi eğitimde verilmelidir. O nedenle insanı tek boyutlu ele alan, zorunlu ve tekelci bir eğitim anlayışının mutlaka kaldırılması gerekmektedir. Çünkü bu anlayış, insanın tabiatına aykırıdır. İnsan duygusuz bir robot gibi değil, aklı, hisleri ve buna benzer daha nice manevi meziyetleri olan bir varlıktır.

 

Eğitimde rekabet ortamının oluşturulması, ülkemizde sakat bir anlayışla sahip, tek taraflı eğitim modelini ortadan kaldıracak, onun yerine maddi ve manevi eğitimi içine alan çok yönlü bir eğitim modeli geliştirecektir. Diyanet İşleri Başkanlığının ve cemaatlerin eğitim alanında faaliyet göstermesi, çok yönlü eğitimin önünü açacak ve sıkıntılı olan durumun iyileşmesini sağlayacaktır.

 

MADDİ VE MANEVİ EĞİTİM KALİTEYİ YÜKSELTECEK

 

Zorunlu ve tekelci zihniyete sahip eğitimin kaldırılarak, yerine rekabete açık, çok yönlü bir eğitim modeli geldiğinde Milli Eğitim Bakanlığının üzerindeki yoğunlukta azalacaktır. En basit misalle seksen kişilik sınıflar yerine daha az sayıda öğrenciye hizmet verecek olan okullarda büyük bir rahatlama olacaktır.

 

Diyanetin ve Cemaatlerin eğitim sahasına inerek, maddi eğitimin yanında manevi eğitimi de vermesi eğitimdeki kaliteyi arttıracaktır. Eğitim alanında iyi olan cemaatlerle manevi yönü iyi olan cemaatlerin işbirliği içinde hareket etmesine olanak sağlayacak olan bu reform ayrıca Cemaatleri birbirine daha da yakınlaştıracaktır.

 

ZORUNLU EĞİTİM DEĞİL SINAV MODELİ BENİMSENMELİDİR

 

Tek elden eğitimin zorunlu olması yerine serbest eğitim modeli oluşturulmalı ve Milli Eğitim Bakanlığı, üst denetimci rolünde olmalıdır. Yani Milli Eğitim Bakanlığı maddi ve manevi eğitin verecek olan çok yönlü eğitim kurumlarının yetiştirdiği öğrencileri takip ederek denetlemelidir. Doktor, hâkim gibi mesleklere yönelecek olanları, mesleki anlamda yeterlilik sınavına tabi tutmalıdır. Yoksa dayatmacı bir anlayışla zorunlu eğitim vermek, kaliteyi arttırmayacaktır. Bilakis bu tür bir yaklaşım, öğrencileri mağdur etmekten ve halkı sıkıntıya sokmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Nitekim bugün eğitimde gelinen nokta ortadadır. Ülkemizde eğitim maalesef istenilen kalitede değildir. Ülkemizde eğitime yeni bir ivme kazandırmak istiyorsak, farklı açılımlara ve köklü reformlara ihtiyaç vardır. Diyanet İşleri Başkanlığının ve halkın teveccühünü kazanmış geniş kitlelere hitap eden cemaatlerin, eğitim alanına dâhil olması, hem eğitimin önündeki tıkanıklığı açacak hemde toplumumuzda ahlaki değerleri olan eğitimli bireylerin sayısı arttıracaktır.

 

 

191802072013

Fatih Medreseleri
Yorum yapın